Kullandığımız yazılımlar özgür değilse, özgürce yaşayamayız, çalışamayız veya öğrenemeyiz.
7 Ağustos'tan önce üye olun ve özgürlüklerinizi korumada özgür yazılım hareketine katılın! Devamını okuyun >

191
200 üye

Bu, orijinali İngilizce olan bir sayfanın çevirisidir.

Uzaktan Eğitim: Çocuğumun Özgürlük ve Gizliliği Tehlikede


Mart 2020'nin başında, COVID-19'un İspanya'da yayılmasıyla ilgili endişe verici haberler duymaya başladık. Birkaç gün içinde herkese açık etkinliklere, konferanslara [1] ve toplantılara izin verilmedi. Bu dönemde tarihsel olarak yapılan geleneksel bir kutlama olan Falles [2] bile iptal edildi.

Sonra hükümetten evde kalma emri ve tüm yüz yüze eğitim faaliyetlerinin süresiz olarak askıya alınması geldi. Öğretim çevrimiçi olmak zorundaydı, ancak okullar, kolejler ve üniversiteler bunun için hazır mıydı? Yanıt hayır. Uzaktan eğitime geçmek için hiç bir zaman sahip olmadıkları video konferans platformlarına, iletişim sistemlerine ve sunuculara ihtiyaçları vardı. İşte sorun burada başlıyor.

Eğitim kurumları ihtiyaç duydukları her şeyi tek taraflı ve bağımsız olarak seçmeye başladılar. Her öğretmen, okul veya üniversite, seçimlerini yazılımın sadece kullanışlılık ve popülerlik ölçütlerine dayandırarak, farklı bir program veya platforma hazırlıksız olarak karar verdiler. Öğrencilerinin (veya kendilerinin) özgürlüğü ve mahremiyeti gibi çok daha önemli etkenler bir kenara bırakıldı. Öğrencilerin ve velilerin söz hakkı yoktu, ister beğen ister beğenme yaklaşımıydı.

Neden yüzlerce öğrenci kendileri için adaletsiz yazılımı kullanmaya mahkum edildi? Neden tüm veriler (ses, görüntü, video, el yazısı belgeler) bir şirkete ait olmalıydı? Özel mülkiyet sistemlerin maliyeti özgürlüğümüzden vazgeçiştir. Video görüntüleri ve sesler çocuklarımızındı, her şey daha sonra analiz etmek ve faydalanmak için üçüncü taraf sunuculara kaydediliyordu. Çok yüksek bir bedel.

Durum kabul edilemezdi. HAYIR demenin zamanı gelmişti.

Çocuklarımın okulları

Marta (10) ve Javi (12), zorunlu eğitimleri için Valensiya'daki San Antonio de Benagéber'deki devlet okullarına gidiyorlar. Bunun dışında üç farklı özel kurumda ders dışı faaliyetlere katılıyorlar. Marta, (web ve e-posta barındırma hizmeti verdiğim) kâr amacı gütmeyen yerel Müzik Derneği'nde temel klarnet dersleri alıyor. Javi, bu kurumdaki yüksek müzik eğitimine girebilmek için Profesyonel Müzik Konservatuarı'nda trompet dersleri alıyor. İkisi de yerel bir İngiliz Akademisine gidiyorlar.

Mücadelem

Ahlaki nedenlerle, çocuklarımın özgür olmayan yazılım kullanmasına izin veremem. Mücadele etmeye kararlıydım, ama nasıl? Bunda yalnızdım ve hala karantinadaydım. Bilgili olduğum alanda kolayca bulabileceğim çözümler sunarak insanların acil durumla başa çıkmalarına yardımcı olabileceğimi fark ettim: belirli ihtiyaçları için kullanabilecekleri özgür yazılım.

Ama aynı zamanda bu görevin kolay olmadığını da fark ettim. Küçük adımlarla, gerçekçi hedeflerle başlamak gerekiyordu. Özel okullarla başlanabilirdi, dinlemeye daha çok eğilimli olmaları gerektiğini düşündüm, çünkü orada sadece bir ebeveyn değil, aynı zamanda ücret veren bir müşteriydim. Üstelik Marta'nın Müzik Derneği'nde de sunucu sağlayıcılarıydım. Bu yüzden kesinlikle bilgi teknolojisi ile ilgili hususlardaki fikrime güveneceklerdi.

“Damlaya damlaya göl olur. Özgür olmayan bir program kurmadığınız her seferinde veya o gün onu çalıştırmamaya karar verdiğinizde, bu özgürlüğünüze doğru atılmış bir adımdır. ”  (Richard Stallman, Adaletsiz Bilişime Bir Kez Bile Hayır Demek Yararlıdır).

İlk adım

Marta'nın müzik okulundan bir profesör beni kızımın dersleri için bir Skype hesabı oluşturmaya davet etmek için aradığında, “Bu hizmetin hüküm ve şartlarını okudunuz mu? Skype yaygın olarak bilinen bir yazılımdır, ancak bu en iyi seçim olduğu anlamına gelmez. Jitsi'yi duydunuz mu? Size yardım edebilirim. Şimdi size nasıl kullanabileceğinize ilişkin bir açıklama ile tüm bilgileri göndereceğim, böylece deneyebilirsiniz. Aynı zamanda özgür/libre yazılımdır, iletişimi engellemez ve herhangi bir veri toplamaz veya depolamaz” dedim. Çok hevesli bir şekilde “Teşekkürler, tavsiyelerinizi gerçekten takdir ediyorum” diye yanıt verdi.

Başlamak için ihtiyaç duyabileceği ayrıntılı talimatlarla birlikte ona gerekli tüm bilgileri hemen e-postayla gönderdim. İki gün sonra okul müdüründen tüm öğretmenlerin ve öğrencilerin Jitsi'yi kullanmayı kabul ettiklerini söyleyen bir e-posta aldım.

Hayrete düşmüştüm. Olumlu tavrımla ve yardım etme niyetimi de göstererek, okul öğretmeninin önerimi anlamasını ve dinlemesini sağlamıştım.

Jitsi üzerinde gerçekleşen klarnet dersinde Marta ve öğretmenini gösteren
ekran görüntüsü.

Marta Jitsi aracılığıyla klarnet dersi alırken.

İkinci adım

İngiliz Akademisi'nde sonuçta bu şekilde anında olmadı.

Çevrimiçi olmaya karar verdiklerinde, çocuklarımın ilk uzaktan sınıfı için bir Skype hesabı açmam gerektiğini söyleyen bir çağrı ile beni şaşırttılar, ders ertesi gündü. Zaman yoktu. Kaçış yoktu. Ya kabul edecektim ya da çocuklar derslerini kaçıracaktı. O an için kabul ettim.

O günün ilerleyen saatlerinde onlarla hiç bitmeyen bir savaşa girdim. İddiamı savunmak için, onlara önce iyi gerekçeli ve bilgilendirici bir mektup gönderdim. Onlara Skype'ın özgürlüğü reddeden yazılım geliştiren bir şirket olan Microsoft'a ait olduğunu hatırlattım ve özgür/libre yazılımın ne olduğunu açıkladım. Şirketin gizlilik bildirimindeki kötücül maddelerden söz ettim, bunların arasında Microsoft konuşmaları kaydeder ve analiz eder ve bu verileri diğer şirketlere verebilir gerçeği de vardı. Skype'ı Jitsi ile değiştirmelerini önerdim ve yardım etmeyi teklif ettim. Hatta özgür/libre bir platforma geçmezlerse çocuklarımın kurumdan ayrılacağını söyledim.

Yanıt vermediler. Neredeyse yüz öğrenciyi, öğretmenlerini ve ailelerini kendilerinden faydalanan bir yazılım parçası kullanmak için bir Microsoft hesabı açmaya zorluyorlardı. Konunun ciddiyetini göremiyorlardı, “iyi bilinen,” dolayısıyla iyi olduğu düşünülen yazılımlar hakkındaki yanıltıcı bilgilerin etkileyici bir şekilde sergilenmesi nedeniyle gözleri kamaşmıştı.

E-postamı okul müdürüne tekrar gönderdim ve bu sefer öğretmenlere de yönlendirdim. Bekledim. Onları aradım ve onlarla uzun uzun konuştum. Bir kez daha, bu yazılımı değiştirmedikçe çocuklarımı okullarından çekeceğimi netleştirdim.

Sonunda benim konumumu anladılar ve Skype'ın tehlikelerinin farkına vardılar. Nihayetinde Jitsi kullanmayı kabul ettiler!

Üçüncü adım

Bu arada, iki hafta evde kaldıktan sonra Javi trompet derslerini Skype üzerinden alıyordu. Bir sonraki derste oğlumun yanına oturdum ve öğretmenle konuştum. Javi zor duruma rağmen ilerleme kaydettiği için ona çabası için teşekkür ederek başladım. Sonra gizlilik ve bu özgür olmayan programların sergilediği diğer hususlarla ilgili kaygılarımdan söz ettim. Ona diğer öğretmenlere söylediğim şeylerin aynısını söyledim. Şaşırmıştı, “Bunu bilmiyordum! Kullanabileceğimiz başka bir program var mı?” diye sordu. Böylece onu kesintileri önlemek ve en iyi ses kalitesini güvence altına almak için kendi Jitsi sunucumu kullanmaya davet ettim.

O zamandan beri Javi trompet derslerini Jitsi üzerinden alıyor. Öğretmen daha sonra bana aynı sunucuyu bütün trompet öğrencileriyle kullanıp kullanamayacağını sordu ve ben de kabul ettim. Bu sunucunun amacı, ihtiyacı olan herkese yardımcı olmaktı.

Javi ve öğretmenini, Jitsi üzerinde gerçekleşen bir trompet dersi sırasında
gösteren ekran görüntüsü.

Javi, Jitsi üzerinde bir trompet dersi alırken.

İlerisi İçin

Özgürlük ve gizlilik konularında farkındalık yaratmayı ve topluluğumda özgür yazılım kullanımını genişletmeyi başardım. Kasabada iki yüzden fazla insan şimdi Jitsi kullanıyor. Ama daha fazlasını yapmak istiyorum, yürümeye devam etmek istiyorum. Önce yerel devlet okullarına ulaşmak istiyorum, elbette bunun ne kadar zor olduğunu baştan biliyorum.

Elimdeki kaynaklarla kuşanmış bir şekilde özellikle okullardaki özgür olmayan yazılımlarla mücadele etmeye devam edeceğim: Etherpad, BigBlueButton gibi herkesin kullanması için özgür/libre yüksek kaliteli platformları yüklediğim sunucularım ve daha önce söz ettiğim Jitsi sunucusu var. Şu anda birçok kişi onları kullanıyor, bu yüzden yakında kaliteyi kaybetmeden daha fazla eşzamanlı bağlantıya izin vermek için donanımı yükselteceğim.

Daha da önemlisi, Özgür Yazılım Hareketi’nin felsefi temelleri ve günlük yaşamlarımızda yazılımın önemi gittikçe artan rolü hakkında bilgiyle kuşanmışım.

Teşekkürler

Desteği ve cesaretlendirmesi, çabalarımın değerinin farkına varmamda bana yardımcı olan akıl hocam Richard Stallman'a teşekkürler. Deneyimimi Özgür Yazılım Vakfı ile paylaşmaya teşvik ettiği için ona ve çalışmamdan uzaktan eğitimde özgürlük ve gizlilik hakkında bir yazıyla diğerleriyle birlikte söz ettikleri için FSF'ye teşekkür ediyorum. GNU Eğitim Takımından Dora Scilipoti'ye, bu metnin yazılmasında verdiği değerli öneri ve yardımlar için teşekkürler.


Yazarın Notları

  1. Valensiya GNU/Linux Kullanıcıları Grubu'nun yardımıyla 22-26 Mart tarihleri arasında İspanya'nın çeşitli bölgelerinde bir dizi Richard Stallman konuşması düzenledim. Hepsinin iptal edilmesi gerekti.
  2. Falles ve bu eski etkinliğin tarihte ertelendiği nadir anlar hakkında daha fazla bilgi.

Dipnot

[*] Javier Sepúlveda, Endüstriyel Tasarım ve Bilgisayar Bilimleri Mühendisidir. Sadece özgür yazılım çalıştıran ve sunan bir sunucu yönetim şirketi olan VALENCIATECH'in kurucusu ve yöneticisi. O bir GNU konuşmacısı ve özgür yazılım savunucusudur.


Fotoğraflar Javier Sepúlveda'nın izniyle kullanılmıştır. Creative Commons Alıntı-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı altında lisanslanmıştır.

Bu sayfa şu dillerde mevcut:

[en] English   [es] español   [fr] français   [tr] Türkçe   [zh-cn] 简体中文  

 [FSF logosu]  “Özgür Yazılım Vakfı (FSF [Free Software Foundation]), bilgisayar kullanıcısı özgürlüğünü desteklemek için dünya çapında bir misyon ile kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. Tüm yazılım kullanıcılarının haklarını savunuyoruz.”