[en] English   [ar] العربية   [de] Deutsch   [es] español   [fr] français   [hr] hrvatski   [it] italiano   [ja] 日本語   [ko] 한국어   [lt] lietuvių   [nl] Nederlands   [pl] polski   [pt-br] português   [ro] română   [ru] русский   [sq] Shqip   [tr] Türkçe   [uk] українська   [zh-cn] 简体中文  

Bu, orijinali İngilizce olan bir sayfanın çevirisidir.

Bu sunucu gerçekte kime hizmet ediyor?

yazan Richard Stallman

(İlk sürüm Boston Review'de yayımlandı.)

İnternet'te, özel mülk yazılım, özgürlüğünüzü kaybetmenin tek yolu değildir. Yazılım Yerine Hizmet veya SaaSS, bir başkasına bilişiminiz üzerinde yetki vermenin bir başka yoludur.

Temel nokta şudur: Bir başkasının yazdığı bir program üzerinde (eğer özgürse) denetim sahibi olabilirsiniz, fakat başka birinin çalıştırdığı bir hizmet üzerinde hiçbir zaman denetim sahibi olamazsınız, bu nedenle asla temelde bir programın yapabileceği bir hizmeti kullanmayın.

SaaSS, bir programın kopyanızı çalıştırmak için başkası tarafından uygulanan bir hizmeti kullanmak anlamına gelir. Terim bize ait; makaleler ve reklamlar bu terimi kullanmaz ve bir hizmetin SaaSS olup olmadığını size söylemez. Bunun yerine bazıları kötü eğilimli, bazıları iyi başka uygulamalarla birlikte SaaSS’yi bir öbek haline getiren, muğlak ve dikkat dağıtıcı bir terim olan “bulut”u kullanacaklardır. Bu sayfadaki açıklama ve örneklerle bir hizmetin SaaSS olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Arka Plan: Özel Mülk Yazılım, Özgürlüğünüzü Nasıl Elinizden Alır?

Dijital teknoloji size özgürlük verebilir; aynı zamanda özgürlüğünüzü elinizden alabilir. Bilişimimiz üzerindeki denetimimize karşı ilk tehdit özel mülk yazılımdan geldi: Sahipleri (Apple veya Microsoft gibi bir şirket) denetlediği için kullanıcıların denetleyemediği yazılımlar. Sahipler; casus yazılım, arka kapılar ve Dijital Kısıtlamalar Yönetimi (Digital Restrictions Management [DRM]) (propagandalarında “Dijital Haklar Yönetimi [Digital Rights Management]” olarak söz edilir) gibi kötü niyetli özellikleri ekleyerek bu haksız güçten yararlanırlar.

Bu soruna sunduğumuz çözüm; özgür yazılım geliştirmek ve özel mülk yazılımı reddetmektir. Özgür yazılım, bir kullanıcı olarak, dört temel özgürlüğe sahip olduğunuz anlamına gelir: (0) Programı istediğiniz gibi çalıştırmak, (1) kaynak kodunu incelemek ve istediğiniz şekilde değiştirmek, (2) eksiksiz kopyalarını yeniden dağıtmak ve (3) değiştirilmiş sürümlerin kopyalarını yeniden dağıtmak. (Özgür yazılım tanımına bakınız.)

Özgür yazılımla, biz kullanıcılar, bilişimimizin denetimini geri alırız. Özel mülk yazılım hâlâ var ancak onları hayatımızın dışında tutabiliriz ve çoğumuz bunu zaten yapıyor. Bununla birlikte artık bilişimimizin denetiminden vazgeçmenin başka cazip bir yolu var: Yazılım yerine Hizmet (Service as a Software Substitute [SaaSS]). Özgürlüğümüz uğruna bunu da reddetmeliyiz.

Yazılım Yerine Hizmet, Özgürlüğünüzü Nasıl Elinizden Alır?

Yazılım yerine Hizmet (SaaSS); bir hizmetin, bir programın kopyasını çalıştırmak için onun yerine kullanılması anlamına gelir. Somut olarak birisinin belirli bilişim işlemlerini yapan bir ağ sunucusu oluşturduğu (örneğin; bir fotoğrafı değiştirmek, metni başka bir dile çevirmek vb.), sonra da kullanıcıları bu sunucu üzerinden bilişim yapmaya davet ettiği anlamına gelir. Sunucunun bir kullanıcısı verilerini sunucuya gönderir, bu sayede sağlanan veriler üzerinde kendi bilişimini yapar ve sonuçlar kendisine geri gönderilir veya doğrudan onun adına hareket eder.

Bilişim kendisinindir, çünkü, varsayımsal olarak, temelde kendi bilgisayarında bir program çalıştırarak (bu programın kendisinde o anda mevcut olup olmadığına bakılmaksızın) da yapabilir. Bu varsayımın böyle olmadığı durumlarda SaaSS değildir.

Bu sunucular, kullanıcıların sahip oldukları yazılımlardan çok daha kaçınılmaz biçimde denetimi ele alıyorlar. Özel mülk yazılımla kullanıcılar genellikle kaynak kodunu değil, yürütülebilir bir dosya alırlar. Bu; çalışmakta olan kodu incelemeyi zorlaştırır, bu nedenle programın gerçekte ne yaptığını belirlemek ve değiştirmek zordur.

SaaSS ile kullanıcılar bilişimlerini yapan yürütülebilir bir dosyaya bile sahip değillerdir: kullanıcıların göremediği veya dokunamadığı başka birinin sunucusundadır. Bu nedenle gerçekte ne yaptığını saptamaları imkânsızdır ve onu değiştirmek de imkânsızdır.

Ayrıca SaaSS otomatik olarak belirli özel mülk yazılımların kötü niyetli özelliklerine eş değer sonuçlara yol açar.

Örneğin; bazı özel mülk programlar casus yazılımdır: Program, kullanıcıların bilişim etkinlikleri hakkında veri gönderir. Microsoft Windows, kullanıcıların etkinlikleriyle ilgili bilgileri Microsoft'a gönderir. Windows Media Player, her kullanıcının izlediklerini veya dinlediklerini bildirir. Amazon Kindle; kullanıcının hangi kitaplarda, hangi sayfalara baktığını ve ne zaman olduğunu bildirir. Angry Birds kullanıcının coğrafi konum geçmişini bildirir.

Özel mülk yazılımların aksine SaaSS, kullanıcının verilerini elde etmek için gizli kod gerektirmez. Bunun yerine kullanıcıların kullanabilmeleri için verilerini sunucuya göndermeleri gerekir. Bu, casus yazılımlarla aynı etkiye sahiptir: Sunucu operatörü verileri alır—SaaSS'nin doğası gereği hiç bir özel çaba göstermeden. Örneğin, kızının herhangi bir fotoğrafını hiç yayımlamayı düşünmeyen Amy Webb, fotoğraflarını düzenlemek için SaaSS (Instagram) kullanarak hata yaptı. Sonunda oradan sızdılar.

Teorik olarak benzer biçimli şifreleme (homomorphic encryption), bir gün gelecekteki SaaSS hizmetlerinin kullanıcıların gönderdiği verilerin bir kısmını anlayamayacak şekilde yapılandırılabileceği noktaya gelebilir. Bu tür hizmetler, kullanıcıların merakla gözetlenmemesi için kurulabilir; bu, onların gizlice gözetlemeyeceği anlamına gelmez.

Bazı özel mülk işletim sistemlerinde, bazı kişilerin yazılım değişikliklerini uzaktan yüklemesine izin veren evrensel bir arka kapı bulunur. Örneğin; Windows, Microsoft'un makinedeki herhangi bir yazılımı zorla değiştirebileceği evrensel bir arka kapıya sahiptir. Neredeyse tüm taşınabilir telefonlarda da var. Bazı sahipli uygulamaların evrensel arka kapıları da vardır; mesela GNU/Linux için Steam istemcisi, geliştiricinin değiştirilmiş sürümleri uzaktan yüklemesine izin verir.

SaaSS ile sunucu operatörü, sunucuda kullanılan yazılımı değiştirebilir. Onun bilgisayarı olduğu için bunu yapabilmelidir; ancak sonuç, evrensel bir arka kapıya sahip özel mülk bir uygulama programı kullanmakla aynıdır: Birisi, kullanıcının bilişiminin nasıl yapıldığına dair sessizce değişiklikler dayatma gücüne sahiptir.

Dolayısıyla SaaSS, özel mülk yazılımın casus yazılım ve evrensel bir arka kapı ile çalışmasına eş değerdir. Sunucu operatörüne kullanıcının haksız bir yetki vermesini sağlar ve bu yetki karşı koymamız gereken bir şeydir.

SaaSS ve SaaS

Başlangıçta bu sorunlu uygulamaya Hizmet Olarak Yazılım anlamına gelen SaaS adını verdik. Bu, kullanıcılara kopyalarını sunmak yerine bir sunucuda yazılım oluşturmak için yaygın olarak kullanılan bir terimdi ve bu sorunun ortaya çıktığı durumları tam olarak tanımladığını düşündük.

Daha sonra SaaS teriminin bazen iletişim hizmetleri, bu sorunun uygulanamadığı etkinlikler, için kullanıldığının farkına vardık. Buna ek olarak “Hizmet Olarak Yazılım” terimi, uygulamanın neden kötü olduğunu açıklamıyor. Bu yüzden kötü uygulamayı daha net bir şekilde tanımlayan ve bu konuda neyin kötü olduğunu söyleyen “Yazılım Yerine Hizmet” terimini kullandık.

SaaSS Sorununu Özel Mülk Yazılım Sorunundan Ayırt Etmek

SaaSS ve özel yazılımlar benzer zararlı sonuçlara yol açar ancak yöntemleri farklıdır. Özel mülk bir yazılımda yöntem; değiştirilmesi zor ve/veya yasa dışı olan bir kopyaya sahip olmanız ve kullanmanızdır. SaaSS ile yöntem, bilişiminizi yapan kopyaya sahip olmamanızdır.

Bu iki mesele çoğu zaman karışıktır ve bunun böyle olması şans ederi değil. Web geliştiricileri; sunucu yazılımını tarayıcınızda, makinenizde çalışan programlarla birlikte kümelemek için belirsiz “web uygulaması” terimini kullanır. Bazı web sayfaları sizi bilgilendirmeden tarayıcınıza önemsiz, hatta büyük JavaScript programları yükler. Bu JavaScript programları özgür olmadığında diğer tüm özgür olmayan yazılımlarla aynı türde bir adaletsizliğe neden olurlar. Bununla birlikte burada hizmetin kendisinin kullanılması ile ilgileniyoruz.

Birçok özgür yazılım destekçisi, SaaSS sorununun sunucular için özgür yazılım geliştirerek çözüleceğini varsaymaktadır. Sunucu operatörü hatırına sunucudaki programlar özgür olmalı; özel mülk olmaları durumunda programların geliştiricilerinin/sahiplerinin sunucu üzerinde bir gücü olur. Bu sunucu operatörüne haksızlıktır ve sunucunun kullanıcılarına hiçbir şekilde yardımı dokunmaz. Ancak sunucudaki programlar özgür olursa bile, sunucunun kullanıcılarını SaaSS'nin etkilerinden korumaz. Bu programlar sunucu operatörünü özgürleştirir, sunucunun kullanıcılarını değil.

Sunucu yazılımı kaynak kodunu yayımlamak topluluğa yarar sağlar: Uygun şekilde yetenekli kullanıcıların benzer sunucuları kurmalarını, belki de yazılımı değiştirmelerini sağlar. GNU Affero GPL'yi sunucularda sıkça kullanılan programların lisansı olarak kullanmanızı öneririz.

Ancak bu sunuculardan hiçbiri, sizin sunucunuz olmadıkça (makinenin mülkünüz olup olmadığına bakılmaksızın yazılımı denetlemeniz anlamında), üzerinde yaptığınız bilişim üzerinde denetiminiz yoktur. Arkadaşınızın yazılıma kendi bilgisayarınızda bakmasına izin vermiş olmanız gibi bazı işler için arkadaşınızın sunucusuna güvenmeniz sorun değildir. Bunun dışında kalan bütün sunucular sizin için SaaSS olacaktır. SaaSS sizi daima sunucu operatörünün yetkisine tabi kılar ve tek çaresi SaaSS kullanmamaktır! Sizin tarafınızdan sağlanan verilerle, kendi bilişim işleriniz için başkasının sunucusunu kullanmayın.

Bu konu; “açık” ve “özgür” arasındaki farkın derinliğini göstermektedir. Açık kaynak olan kaynak kodu neredeyse her zaman özgürdür. Bununla birlikte sunucu yazılımı açık kaynak ve / veya özgür olan bir “açık yazılım” hizmeti fikri, SaaSS sorununu çözemez.

Hizmetler temelde programlardan farklıdır ve hizmetlerin ortaya çıkardığı etik sorunlar, programların ortaya çıkardığı sorunlardan temel olarak farklıdır. Karışıklığı önlemek için bir hizmeti “özgür” veya “özel mülk” olarak tanımlamaktan kaçınıyoruz.

SaaSS'yi Diğer Ağ Hizmetlerinden Ayırt Etme

Hangi çevrim içi hizmetler SaaSS'dir? En açık örnek, diyelim ki İngilizce metni İspanyolca metne çeviren, bir çeviri hizmetidir. Sizin için bir metni çevirmek tamamen size ait bir bilişimdir. Elinizde doğru program olduğunda, kendi bilgisayarınızda bu programı çalıştırarak bunu yapabilirdiniz. (Etik olmak için bu program özgür olmalıdır.) Çeviri hizmeti bu programın yerine geçmektedir, bu nedenle bir Yazılım yerine Hizmet veya SaaSS'dir. Bilişiminiz üzerindeki denetiminizi engellediğinden size karşı hatalıdır.

Bir başka açık örnek, bir fotoğrafı değiştirmek için Flickr veya Instagram gibi bir hizmeti kullanmaktır. Fotoğrafları değiştirmek, insanların kendi bilgisayarlarında yıllarca yaptıkları bir işlemdir; bu işlemi kendi bilgisayarınız yerine denetlemediğiniz bir sunucuda yapmanız, SaaSS'dir.

SaaSS'yi reddetmek, sizden başkası tarafından çalıştırılan herhangi bir ağ sunucusunu kullanmayı reddetmek anlamına gelmez. Çoğu sunucu SaaSS değildir çünkü yaptıkları işler, kullanıcının kendi bilişimi değil, bir tür iletişimdir.

Özgün web sunucuları fikri sizin için bilişim yapmak değildi, erişmeniz için bilgi yayımlamaktı. Bugün bile çoğu web sitesinin yaptığı budur ve SaaSS sorunu içermezler. Çünkü birinin yayımlanmış bilgilerine erişmek kendi bilişiminiz anlamına gelmez. Ne de kendi çalışmalarınızı yayımlamak için blog sitesi kullanmak ya da Twitter veya StatusNet gibi bir mikroblog hizmeti kullanmak da değildir. (Bu hizmetler, ayrıntılara bağlı olarak başka sorunlara sahip olabilir veya olmayabilir.) Aynı durum, sohbet grupları gibi özel olmayan diğer iletişim türleri için de geçerlidir.

Özünde sosyal ağ SaaSS değil, bir iletişim ve yayın şeklidir. Ancak ana becerisi sosyal ağ olan bir hizmette SaaSS olan özellikler veya uzantılar bulunabilir.

Bir hizmet SaaSS değilse bu onun makbul olduğu anlamına gelmez. Hizmetlerle ilgili başka etik hususlar var. Örneğin; Facebook, videoları özgür olmayan yazılımları çalıştırmaya zorlayan Flash'da dağıtır; özgür olmayan JavaScript kodunu çalıştırmayı gerektirir; ve kullanıcılara hayatlarını Facebook'a teslim etmeleri için onları cezbederken yanıltıcı bir gizlilik izlenimi verir. Bunlar önemli ama SaaSS sorunundan farklı hususlardır.

Arama motorları gibi hizmetler; web'den veri toplar ve incelemenizi sağlar. Veri derlemelerine bakmak, her zamanki anlamda kendi bilişiminiz değildir, bu derlemeyi siz sağlamadınız, yani web'de arama yapmak için böyle bir hizmeti kullanmak SaaSS değildir. Ancak kendi siteniz için bir arama aracı kurmak için başkasının sunucusunu kullanmak,SaaSS'dir.

Çevrim içi satın alma SaaSS değildir çünkü alım sırasındaki bilişim sizin faaliyetiniz değildir; aksine siz ve mağaza için ortaklaşa yapılır. Çevrim içi alışverişlerde asıl sorun; karşı tarafa paranızla ve diğer kişisel bilgilerinizle (adınızla başlayarak) güvenip güvenmediğinizdir.

Savannah ve SourceForge gibi depo siteleri doğal olarak SaaSS değildir, çünkü bir deponun görevi kendisine verilen verileri yayımlanmasıdır.

Ortak bir projenin sunucularını kullanmak SaaSS değildir, çünkü bu şekilde yaptığınız bilişim size ait değildir. Örneğin, Vikipedi'deki sayfaları düzenlerseniz kendi bilişiminizi yapmazsınız; bunun yerine Vikipedi'nin bilişiminde iş birliği yapmış olursunuz. Vikipedi kendi sunucularını denetler ancak kurumların yanı sıra bireyler de bilişimlerini başka birinin sunucusunda yaparlarsa SaaSS sorunuyla karşılaşırlar.

Bazı siteler birden fazla hizmet sunar ve bu hizmetlerden biri SaaSS değilse bile bir başkası SaaSS olabilir. Örneğin; Facebook'un ana hizmeti sosyal ağdır ve bu SaaSS değildir; ancak bazıları SaaSS olan üçüncü parti uygulamaları destekler. Flickr'in ana hizmeti, SaaSS olmayan fotoğrafları dağıtmaktır ancak SaaSS olan fotoğrafları düzenleme özelliklerine de sahiptir. Aynı şekilde Instagram'ı bir fotoğraf göndermek için kullanmak SaaSS değil; fotoğrafı dönüştürmek için kullanmak SaaSS'dir.

Google Dokümanlar, tek bir hizmetin değerlendirilmesinin ne kadar karmaşık olabileceğini gösterir. İnsanları bir belgeyi düzenlemeye davet ediyor, açıkça yanlış bir şekilde büyük özgür olmayan JavaScript programı çalıştırıyor. Ancak belgeleri standart biçimlerde yüklemek ve indirmek için bir API sunuyor. Özgür bir yazılım düzenleyicisi bu API üzerinden çalışabilir. Bu kullanım senaryosu SaaSS değildir çünkü Google Dokümanlar'ı yalnızca bir depo olarak kullanır. Tüm verilerinizi bir şirkete göstermek kötüdür ancak bu bir SaaSS değil gizlilik meselesidir; verilerinize erişmek için bir hizmete bağlı olmak kötü olsa da, bu bir SaaSS değil, risk meselesidir. Öte yandan belge biçimlerini birbirine dönüştürme hizmetini kullanmak SaaSS'dir çünkü bu kendi bilgisayarınızda uygun (tercihen özgür) bir program çalıştırarak yapabileceğiniz bir şeydir.

Google Dokümanlar'ı özgür bir editör ile kullanmak elbette nadirdir. Çoğu zaman insanlar, özgür olmayan herhangi bir program gibi kötü olan özgür olmayan JavaScript programı aracılığıyla kullanırlar. Bu senaryo SaaSS'yi de içerebilir; bu, JavaScript programında düzenlemenin hangi kısmının yapıldığına ve sunucuda hangi kısmın yapıldığına bağlıdır. Bunu bilmiyoruz, ancak SaaSS ve özel mülk yazılım kullanıcıları için benzer şekilde hatalı olduklarından dolayı, bunu bilmek çok önemli değil.

Başka birinin deposu aracılığıyla yayımlamak gizlilik sorunlarını gündeme getirmez ancak Google Dokümanlar aracılığıyla yayınlamanın özel bir sorunu vardır: Google Dokümanlar belgesinin metnini bir tarayıcıda özgür olmayan JavaScript kodunu çalıştırmadan görüntülemek bile imkânsızdır. Bu nedenle bir şey yayımlamak için Google Dokümanlar'ı kullanmamalısınız, ancak bunun nedeni SaaSS sorunu değildir.

BT endüstrisi, kullanıcıları bu ayrımları yapmaktan caydırır. Moda söz, “bulut bilişim” bunun için var. Bu terim o kadar bulutlu ki, İnternet'in hemen hemen her kullanımına atıfta bulunabilir. SaaSS'nin yanı sıra diğer birçok ağ kullanım uygulamasını da içerir. Herhangi bir bağlamda “bulut” yazan bir yazar (eğer teknik bir kişiyse) muhtemelen aklında belirli bir anlama sahiptir ancak genellikle diğer makalelerde terimin başka özel anlamları olduğunu açıklamaz. Bu terim, insanları bireysel olarak düşünmeleri gereken uygulamalar hakkında genelleme yapmaya yönlendirir.

Eğer “bulut bilişim”in bir anlamı varsa bilişim yapmanın bir yolu değil, bilişim hakkında bir düşünme biçimidir: “Soru sormayın. Bilişiminizi kimin kontrol ettiği veya verilerinizi kimin sakladığı konusunda endişelenmeyin. Hizmetinize gizlenmiş bir kancayı kontrol etmeden yutun. Tereddüt etmeden şirketlere güvenin.” diyen bir vurdumduymaz yaklaşımı. Başka bir deyişle “Budala olun.”. Zihindeki bir bulut, berrak düşünmenin önünde bir engeldir. Bilişim hakkında berrak bir şekilde düşünmek için “bulut” teriminden kaçınalım.

Sunucu Kiralamayı SaaSS'den Ayırt Ayırt Etme

Yazılım yüklemesinde denetiminiz olan bir (gerçek veya sanal) sunucu kiralarsanız, bu SaaSS değildir. SaaSS'de başka biri sunucuda hangi yazılımın çalıştığına karar verir ve bu nedenle sunucunun sizin için yaptığı bilişimi denetler. Yazılımı sunucuya sizin kurmanız durumunda, onun sizin için ne yapması gerektiğini denetlersiniz. Böylece kiralanan sunucu neredeyse sizin bilgisayarınızdır. Bu hususta, sizin sayılır.

Kiralanan uzak sunucudaki veriler, sunucunuzu evde bulundurmanızdan daha az güvenlidir ancak bu SaaSS'den farklı bir husustur.

Bu tür sunucu kiralamaya bazen “IaaS” denir ancak bu terim önemli olduğunu düşündüğümüz hususları önemsizleştiren kavramsal bir yapıda yer alır.

SaaSS Sorunuyla Başa Çıkma

Tüm web sitelerinin yalnızca küçük bir bölümü SaaSS yapar; çoğu sorunu ortaya çıkarmıyor. Ama sorunu ortaya çıkaranlar hakkında ne yapmalıyız?

Elinizdeki veriler üzerinde kendi bilişiminizi yaptığınız basit durum için çözüm çok basittir: Özgür bir yazılım uygulamasının kendi kopyasını kullanın. Metin düzenlemenizi GNU Emacs veya özgür bir kelime işlemci gibi özgür bir metin düzenleyicisinin kopyası ile yapın. Fotoğraf düzenlemenizi GIMP gibi özgür yazılım kopyalarınızla yapın. Özgür bir program yoksa ne olur? Özel mülk bir program veya SaaSS özgürlüğünüzü elinizden alır, bu yüzden bunları kullanmamalısınız. Zamanınız veya paranız ile özgür bir alternatifin geliştirilmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Grup olarak diğer bireylerle iş birliği yapmaya ne dersiniz? Bunu şu anda bir sunucu kullanmadan yapmak zor olabilir ve grubunuz kendi sunucusunu nasıl çalıştıracağını bilmiyor olabilir. Başkasının sunucusunu kullanıyorsanız en azından bir şirket tarafından işletilen bir sunucuya güvenmeyin. Bir müşteri olarak sadece bir sözleşme ihlali tespit edemediğiniz ve gerçekten dava açamadığınız sürece koruma sağlanmaz ve şirket muhtemelen çok çeşitli suistimallere izin verecek şekilde sözleşmelerini yazar. Devlet, mahkeme kararıyla verilerinizi başkalarınınkiyle birlikte şirketten isteyebilir; Obama'nın telefon şirketlerine yaptığı gibi, şirketin müşterilerini yasa dışı yollarla Bush'a bağlayan ABD telefon şirketleri gibi gönüllü olmadıklarını varsayalım. Bir sunucu kullanmanız gerekiyorsa, operatörleri size salt ticari bir ilişkinin ötesinde güven için bir temel sağlayan bir sunucu kullanın.

Ancak, daha uzun bir ölçekte, sunucuları kullanmak için alternatifler oluşturabiliriz. Örneğin; ortak çalışanların şifrelenmiş verileri paylaşabileceği bir eşler arası bir program oluşturabiliriz. Özgür yazılım topluluğu, önemli “web uygulamaları” için dağıtık eşler arası alternatifler geliştirmelidir. Bunları GNU Affero GPL altında yayımlamak akıllıca olabilir çünkü muhtemelen başkaları tarafından sunucu tabanlı programlara dönüştürülmeye adaylar. GNU projesi, bu tür değişiklikler üzerinde çalışmak için gönüllü arıyor. Diğer özgür yazılım projelerinin tasarımlarında da bu konuyu dikkate almaya davet ediyoruz.

Bu arada bir şirket sizi kendi bilişim işlemlerinizi yapmak için sunucusunu kullanmaya davet ederse kabul etmeyin; SaaSS kullanmayın. Kendi sunucularınızla kullanmadığınız sürece, sadece zayıf bir bilgisayar olan “zayıf istemciler”i satın almayın veya kurmayın. Gerçek bir bilgisayar kullanın ve verilerinizi orada saklayın. Özgürlüğünüz için kendi bilişim işlerinizi özgür bir programın size ait olan bir kopyası ile yapın.

Ayrıca Bkz:

Kimsenin Anlamasına İzin Verilmeyen Hata.

YUKARIYA GİT

[FSF logosu] “Özgür Yazılım Vakfı (FSF [Free Software Foundation]), bilgisayar kullanıcısı özgürlüğünü desteklemek için dünya çapında bir misyon ile kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. Tüm yazılım kullanıcılarının haklarını savunuyoruz.”

KATIL MAĞAZA