English [en]   العربية [ar]   català [ca]   Deutsch [de]   español [es]   français [fr]   עברית [he]   hrvatski [hr]   日本語 [ja]   한국어 [ko]   Nederlands [nl]   polski [pl]   русский [ru]   Shqip [sq]   српски [sr]   Türkçe [tr]  

BREAKING: Knocking Down The HACIENDA

GNU hackers opened the GHM by revealing the offensive HACIENDA global surveillance program for TWD, and how to knock it down with stealth TCP services! Watch it now! [more]

This translation may not reflect the changes made since 2011-08-04 in the English original. Please see the Translations README for information on maintaining translations of this article.

GNU/Linux SSS, yazar Richard Stallman

Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, Linux ve GNU Projesi, Neden GNU/Linux? ve GNU'yu Hiç Duymamış GNU Kullanıcıları başlıklı yazılarımızı da okuyabilirsiniz.

İnsanlar, pek çok kimsenin “Linux” olarak adlandırdığı sistem için, GNU/Linux adını kullandığımızı ve bu adın kullanılmasını önerdiğimizi gördüklerinde pek çok soru sorabiliyorlar. İşte yaygın sorular ve bizim yanıtlarımız:

Neden sistemi Linux olarak değil de GNU/Linux olarak adlandırıyorsunuz?
Çekirdek olarak Linux'u esas alan bir çok işletim sistemi dağıtımı, temel olarak GNU işletim sisteminin değiştirilmiş sürümleridir. Biz GNU'yu geliştirmeye, Linus Torvalds'ın çekirdeği yazmaya başlamasından yıllar önce, 1984 yılında başladık. Hedefimiz bütünüyle özgür bir işletim sistemi geliştirmekti. Tabii ki, bütün parçaları kendimiz geliştirmedik, ama geliştirilmesine öncülük ettik. Ana bileşenlerin çoğunu geliştirmek suretiyle, bütün sisteme tek taraflı en büyük katkıyı biz sağladık. Ayrıca temel bakış açısı da bize aitti.

Adil olmak açısından, en azından bizden de eşit derecede bahsedilmeli.

Daha fazla açıklama için Linux ve GNU Projesi ve GNU'yu Hiç Duymamış GNU Kullanıcıları; tarih için de GNU Projesi sayfalarına bakınız.

Peki ad neden önemli?
Linux'un (yani çekirdeğin) geliştiricileri, özgür yazılım topluluğuna katkıda bulunsa da, çoğu özgürlüğü umursamıyor bile. Bütün sistemin Linux olduğunu düşünen insanlar yanılgıya düşüp bu geliştiricilere gerçekte topluluğumuzun tarihinde oynamadıkları bir rol atfetmeye meylediyorlar. Sonuçta da bu geliştiricilerin görüşlerine haddinden fazla itibar ediyorlar.

Sistemi GNU/Linux olarak adlandırmak, topluluğumuzu inşa etmede, sahip olduğumuz idealizmin oynadığı rolün hakkını verir ve bu ideallerin pratik öneminin insanlar tarafından kavranmasına yardımcı olur.

Nasıl oldu da çoğu kimse sistemi “Linux” olarak adlandırmayı yeğledi?
Sistemin “Linux” olarak adlandırılması, kargaşanın düzeltici bilgiye kıyasla daha hızlı yayılmasına bir örnektir.

Linux sözünü GNU sistemini de içerecek şekilde kullanan insanlar yaptıklarının neye malolduğunun farkında değillerdi. Dikkatlerini, sistemin Linux tarafına yoğunlaştırdılar ve bu bileşimin büyük kısmının aslında GNU olduğunu farketmediler. Verdikleri isim ellerindeki sistemi tarif etmeye uygun olmadığı halde, sistemi “Linux” olarak adlandırmaya başladılar. Sorunun mahiyetini kavramamız ve insanlardan bu alışkanlıklarını değiştirmelerini istemeye başlamamız birkaç yılımızı aldı. O zamana kadar da bu kargaşa iyiden iyiye yayılmıştı.

Sistemi “Linux” olarak adlandıran çoğu kimse, bunun neden doğru birşey olmadığını hiç duymamıştır. Onlar başkalarının bu ismi kullandığını görmüşler, bunun da doğru olduğunu varsaymışlar. “Linux” adı, aynı zamanda sistemin kökenine ilişkin de yanlış bir intiba yayıyor, çünkü insanlar sistemin geçmişinin bu ada uygun olduğunu zannediyor. Örneğin, bu insanlar sistemin gelişiminin 1991'de Linus Torvalds tarafından başlatıldığına inanıyorlar. Bu yanlış intiba, sistemin “Linux” olarak adlandırılması gerektiği düşüncesini de pekiştiriyor.

Bu dosyadaki soruların çoğu, insanların alışkın oldukları adı kullanmalarını haklı çıkarma girişimlerine işaret eder.

“Linux” yerine her zaman “GNU/Linux”u mu kullanmalıyız?
Her zaman değil, yalnızca bütün sistemden söz ederken. Eğer özellikle çekirdekten söz ediyorsanız, geliştiricisinin seçtiği “Linux” adını kullanabilirsiniz.

İnsanlar bütün sistemi “Linux” olarak adlandırdığında, sonuç olarak bütün bir sisteme çekirdek ile aynı adı vermiş oluyorlar. Bu, birçok karmaşıklığa neden olmaktadır, çünkü böylesi bir kullanımda, biri bir şey söylediğinde, çekirdekten mi yoksa tüm sistemden mi bahsedildiğini yalnızca uzmanlar anlayabilir. Tüm sistemi “GNU/Linux”, çekirdeği de “Linux” olarak adlandırarak, anlam karmaşasını önlemiş olursunuz.

Eğer GNU diye bir şey olmasaydı Linux gene aynı başarıyı yakalayabilir miydi?
Bahsettiğiniz alternatif dünyada, GNU/Linux tarzı bir şey var olmayacağı gibi, herhalde özgür bir işletim sistemi de olmazdı. 1980'lerde GNU Projesi ve (sonrasında) Berkeley CSRG haricinde hiç kimse özgür bir işletim sistemi geliştirmeye kalkışmadı. (ki Berkeley CSRG'yi kodlarını özgürleştirmeye davet eden de özel olarak GNU Projesi olmuştur).

Linus Torvalds, 1990 yılında Finlandiya'da GNU hakkındaki bir konuşmadan kısmen etkilenmişti. Linus Torvalds bu etki olmadan da belki Unix benzeri bir çekirdek yazabilirdi, ama muhtemelen bu özgür bir yazılım olmazdı. Linux, 1992 yılında Linus onu GNU GPL altında yeniden yayımlayınca özgür hale geldi. (0.12 versiyonunun sürüm notlarına bakınız.)

Torvalds, Linux'u başka bir özgür yazılım lisansı altında yayımlamış olsaydı bile, yalnız başına özgür bir çekirdek, dünya için çok da fazla bir anlam ifade etmeyecekti. Linux'un anlamlılığı, tamamen özgür bir işletim sistemi olan GNU/Linux gibi daha geniş bir çatıyla bütünleşmesinden ileri gelmektedir.

Topluluğu böyle bir istekle bölmeseniz topluluk için daha iyi olmaz mıydı?
İnsanlardan “GNU/Linux” demelerini istemekle onları bölmüş olmuyoruz. Biz insanlardan, GNU projesinin, GNU işletim sistemindeki emeğini takdir etmesini istiyoruz. Bu herhangi bir kimseyi eleştirmek veya dışlamak demek değildir.

Fakat, bizim böyle dememizden hoşlanmayan insanlar var. Böyle dediğimizde bazen bu insanlardan aldığımız karşılık itilip kakılmak oluyor. Bazı hallerde o kadar kabalaşıyorlar ki, acaba bizi kasten sindirip susturmaya mı çalışıyorlar diye merak ediyor insan. Bu tavır bizi susturamaz, ama topluluğu bölebilir. Dolayısıyla umarız onları tavırlarından vazgeçmeye ikna edebilirsiniz.

Fakat bu, topluluğumuzdaki bölünme açısından ikincil bir nedendir. Topluluktaki en büyük bölünme; özgür yazılımı, toplumsal ve etik bir konu olarak değerlendirip sahipli yazılımları toplumsal bir sorun olarak görenler ile (özgür yazılım hareketinin destekçileri), yalnızca pratik yararlardan söz edip özgür yazılımı yalnızca verimli bir geliştirme modeli olarak sunanlar (açık kaynak hareketi) arasındadır.

Bu düşünce ayrılığı sırf bir ad sorunu değil, temel değerlerin birbirinden farklı olması sorunudur. Bu düşünce ayrılığını görüp, bunun hakkında kafa yormak topluluk için önemlidir. “Özgür yazılım” ve “açık kaynak” bu iki bakış açısının pankartıdır. Bkz. Açık Kaynak, Özgür Yazılım Ruhunu Neden Iskalıyor?.

GNU Projesi'nin topluluğumuz içindeki rolüne insanlarca gösterilen ilgi düzeyi ile değerler üzerindeki bu düşünce ayrılığı arasında kısmi bir paralellik vardır. Özgürlüğe değer veren insanlar, sistemi daha çok “GNU/Linux” olarak adlandırıyorlar ve sistemi “GNU/Linux” olarak öğrenmiş insanlar, özgürlük ve topluluk hakkındaki felsefi savlarımıza daha çok ilgi gösteriyorlar (Sistem için seçilen adın toplum açısından gerçekten de bir farklılık göstergesi olmasının nedeni de budur). Fakat, herkes sistemin gerçek kökenini ve doğru ismini bilse bile bu fikir ayrılığı var olacaktır, çünkü sorun gerçekten büyük. Bu fikir ayrılığı ancak ve ancak özgürlüğe değer veren bizler herkesi ikna edebilirsek (ki pek kolay olmayacaktır) ya da tamamen bozguna uğrarsak (böyle olmamasını ümit edelim) ortadan kalkacaktır.

GNU projesi; bir bireyin sistemlere kendi seçeceği herhangi bir ismi verebilme konusunda ifade özgürlüğünü desteklemiyor mu?
Elbette, işletim sistemini dilediğiniz şekilde adlandırmak konusunda ifade özgürlüğünüzün olduğuna inanıyoruz. Biz, insanlardan sistemi GNU/Linux olarak adlandırmalarını; GNU Projesi'ne adil davranılmasını sağlamak, GNU’nun dayandığı özgürlük değerlerini yaymak ve sistemi var edenin o özgürlük değerleri olduğundan başkalarını haberdar etmek için istiyoruz.
Herkes GNU'nun sistem gelişimindeki rolünü bildiğine göre, isimdeki “GNU/” kısmı atlansa olmaz mı?
Deneyimlerimize göre, sistemin kullanıcıları ve genel olarak bilgisayar kullanan insanlar, GNU sistemi hakkında çoğunlukla hiçbir şey bilmiyor. Sistem hakkındaki birçok makale de “GNU” adından ya da GNU'nun dayandığı ideallerden söz etmiyor. GNU'yu Hiç Duymamış GNU Kullanıcıları makalesinde bu durum ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Bunu söyleyen insanlar muhtemelen, bütün bilgisayar kurtlarını (geek) kendisi gibi zanneden bilgisayar kurtlarıdır. Genellikle bilgisayar kurtları GNU hakkında bir şeyler bilir, ama bunların çoğu GNU'nun ne olduğu hakkında tamamen yanlış fikirlere sahiptir. Örneğin çoğu, GNU'yu bir “araçlar” bütünü veya araç geliştirmeye yarayan bir proje zanneder.

Bu soruda kullanılan ifadeler, bilindik şekilde, yaygın bir yanlış anlamaya işaret etmektedir. Bir şeyi geliştirmede “GNU'nun rolü”'nden söz ettiğinizde GNU'nun bir grup insan olduğunu varsayıyorsunuz. Ama GNU bir işletim sistemidir. Bu veya başka bir faaliyette GNU'nun değil, ama GNU Projesi'nin rolünden söz etmek mantıklı olabilir.

GNU'nun bu sistemdeki rolünü bildiğime göre, hangi ismi kullandığımın ne önemi var?
Eğer kullandığınız kelimeler bilginizi yansıtmıyorsa, başkalarına da öğretemezsiniz. GNU/Linux sistemini duymuş olan çoğu kimse, sistemin “Linux” olduğunu, bunun Linus Torvalds tarafından ortaya çıkarıldığını ve bu sistemin “açık kaynaklı” olarak tasarlandığını zannediyorlar. Eğer doğrusunu onlara siz söylemezseniz kim söyleyecek?
“GNU/Linux”u “Linux” olarak kısaltmak, “Microsoft Windows”u “Windows” olarak kısaltmak gibi değil midir?
Sık kullanılan bir adı kısaltmak, eğer kısaltma yanıltıcı değilse, kullanışlıdır.

Gelişmiş ülkelerde, insanların çoğu “Windows”un Microsoft tarafından yapılmış bir sistem olduğunu biliyor, bu yüzden “Microsoft Windows”u “Windows” olarak kısaltmak, kimseyi sistemin yapısı ve kökeni hakkında yanılgıya düşürmez. “GNU/Linux”u “Linux” olarak kısaltmak ise, sistemin nereden geldiği konusunda yanlış bir fikir verir.

Esasında sorunun kendisi de yanıltıcı, çünkü GNU ve Microsoft aynı şeyler değildir. Microsoft bir şirket, GNU ise bir işletim sistemidir.

GNU, Linux içinde yer alan bir dizi programlama aracı değil midir?
Linux'un başlıbaşına bir işletim sistemi olduğunu düşünen insanlar, GNU hakkında bir şeyler duyduklarında, genellikle GNU'nun ne olduğu ile ilgili yanlış fikirlere kapılıyorlar. Bazı programlama araçlarımız tek başlarına popüler olduklarından, insanlar GNU'nun bir programlar bütünü olduğunu (ki buna çoğunlukla “programlama araçları” diyorlar) zannedebiliyor. “GNU”nun bir işletim sistemi adı olduğu düşüncesini, “Linux” olarak etiketlendirilmiş bir işletim sistemi içinde kavramsal bir yapıya oturtmak zordur.

GNU Projesi, ismini GNU işletim sisteminden almıştır. Yani GNU Projesi, GNU sistemini geliştirmek için kullanılan projedir. (Bakınız 1983 tarihli ilk duyuru.)

GCC, GNU Emacs, GAS, GLIBC, BASH, vs. programları geliştirdik, çünkü GNU işletim sistemi için bunlara gereksinimimiz vardı. GNU Derleyici Seti GCC; GNU işletim sistemi için yazdığımız bir derleyicidir. Bizler, yani GNU Projesi'nde çalışan pek çok insan, GNU sistemi için Ghostscript, GNUCash, GNU Chess ve GNOME'yi de geliştirdik.

Bir işletim sistemi ile bir çekirdek arasındaki fark nedir?
Bizim kavramı kullanış şeklimize göre bir işletim sistemi, geniş çaplı pek çok işin yapılabilmesi amacıyla bilgisayarı kullanabilmeyi sağlayan programlar bütünüdür. Genel amaçlı bir işletim sisteminin eksiksiz olabilmesi için, bu sistemin birçok kullanıcının yapmayı isteyebileceği bütün işleri kotarabilmesi gerekir.

Çekirdek, işletim sistemi içerisindeki programlardan biridir (makinenin kaynaklarını, çalışan diğer programlara tahsis eden bir program). Çekirdek, aynı zamanda öteki programları başlatma ve durdurma işini de yürütür.

İşleri daha da karıştıracak şekilde, bazı insanlar, “çekirdeği” kast ederek “işletim sistemi” terimini kullanırlar. Terimin bu iki anlamda kullanımının geçmişi çok eskiye gider. “İşletim sistemi”nin “çekirdeği” kast edecek şekilde kullanıldığını ta 80'lerde yayımlanmış, sistem tasarımına ilişkin bazı kitaplarda görüyoruz. Aynı zamanda (80'lerde) “Unix işletim sistemi” bütün sistem programlarını kapsayacak şekilde kullanılıyordu. Berkeley'in Unix sürümü ise oyunları bile içeriyordu. GNU'nun, Unix benzeri bir işletim sistemi olmasını tasarladığımız için, “işletim sistemi” terimini biz de aynı şekilde kullanıyoruz.

Çoğu zaman insanlar, “Linux işletim sistemi”nden söz ettiklerinde “işletim sistemi” terimini bizim kullandığımız anlamıyla, eksiksiz bir programlar bütününü kastedecek şekilde kullanıyorlar. Eğer kastettiğiniz şey buysa, lütfen buna “GNU/Linux” deyin. Eğer yalnızca çekirdeği kastediyorsanız, o halde doğru ad “Linux”tur. Ayrıca yazılımın hangi kısmından söz ettiğinize ilişkin anlam karmaşasını gidermek için de lütfen “çekirdek” kelimesini kullanınız.

Eğer eksiksiz programlar bütünü için “işletim sistemi” yerine “sistem dağıtımı” gibi başka terimler kullanmayı tercih ediyorsanız, sakıncası yok. Sonrasında ise, GNU/Linux sistem dağıtımlarından söz etmek gerekiyor.

Bir sistemin çekirdeği bir evin temeli gibidir. Temeli olmayan bir eve nasıl olur da tam gözüyle bakabiliriz?
Çekirdek bir evin temeli gibi değildir aslında, çünkü bir işletim sistemi meydana getirmek bir ev inşa etmek gibi değildir.

Bir ev, bulunduğu yerde kesilip bir araya getirilen pek çok küçük parçadan oluşur. Bu parçaların aşağıdan yukarıya doğru birleştirilmesi gerekir. Dolayısıyla, temel inşa edilmeden önemli parçalar da inşa edilemez. Böyle bir durumda sahip olduğunuz tek şey toprakta bir delikten ibaret olacaktır.

Yukarıdaki durumun aksine, bir işletim sistemi, herhangi bir sırayla geliştirilebilecek, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olmayan karmaşık bileşenlerden oluşur. Bileşenlerin büyük kısmını geliştirdiğinizde, işin büyük kısmı bitmiş demektir. Bu bir evden ziyade, Uluslararası Uzay İstasyonuna benzer. Eğer Uzay İstasyonunun modüllerinin büyük bir kısmı yörüngede ancak tek bir olmazsa olmaz modül bekleniyorsa, bu tablo 1992 yılında GNU sisteminin içinde bulunduğu duruma benzetilebilir.

Çekirdek sistemin beyni değil midir?
Bir bilgisayar sistemi tam olarak bir insan bedeni gibi değildir ve hiçbir parçası insan beyniyle kıyaslanabilecek bir rol oynamaz.
Çekirdeği yazmak bir işletim sisteminin büyük bölümü değil midir?
Hayır, birçok bileşen çok fazla iş gerektirmektedir.
Biz, tüm sisteme, çekirdeğin, yani Linux'un adını veriyoruz. Bir işletim sistemine çekirdeğin adını vermek normal değil midir?
Böyle bir uygulama pek rastlanılan bir şey değil; “Linux” isminin yanlış kullanımı dışında bu duruma bir örnek bulamadık. Normalde bir işletim sistemi tek bir bütünleşik proje olarak geliştirilir ve geliştiriciler sistemin bütünü için bir ad bulurlar. Çekirdeğin genellikle ayrı bir ismi olmaz. İnsanlar “filancanın çekirdeği” veya “filanca çekirdeği” derler.

Bu iki ifade eşanlamlı olarak kullanıldığı için, “Linux çekirdeği” ifadesi kolaylıkla “Linux'un çekirdeği” şeklinde yanlış anlaşılabilir. Bu anlam da, Linux'un çekirdekten daha öte bir şey olduğunu ima eder. Bu tür bir yanlış anlamaya meydan vermemek için, “çekirdek, Linux” ya da “Linux (çekirdek)” biçiminde söyleyip yazabilirsiniz.

“GNU/Linux” ifadesindeki sorun, bunun çok uzun olması… Daha kısa bir isim önerseniz nasıl olur?
Bir süreliğine “GNU” ve “Linux” adlarının birleşimi olan “LiGNUx” adını denedik. Tepkiler çok olumsuzdu. İnsanlar, “GNU/Linux”u daha çok benimsediler.

“GNU”, sistem için en kısa meşru isimdi, fakat aşağıda belirttiğimiz nedenlerden ötürü biz onu “GNU/Linux” olarak adlandırdık.

Linux ikincil bir katkı olduğuna göre, sistemi basitçe “GNU” diye adlandırmak gerçeğe aykırı mı olurdu?
Gerçeğe aykırı olmazdı, ama tutulacak en iyi yol değildir bu. Sisteme yalnızca “GNU” demektense “GNU/Linux” dememizin nedenleri şunlardır:
  • Sistem tamamen GNU değildir; farklı bir çekirdeği vardır (Linux). GNU/Linux ile GNU'yu birbirinden ayırmak yararlıdır.
  • İnsanlardan Linus Torvalds'ın emeğini takdir etmekten vazgeçmelerini istemek centilmence bir davranış olmazdı. Sisteme önemli bir bileşen yazmıştır. Biz, sistemin geliştirilmesine başlamak ve bunu sürdürmek konusundaki emeğimizin takdir edilmesini istiyoruz, fakat bu, Linus'a, sistemi “Linux” olarak isimlendirenlerin bize davrandığı gibi davranmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Biz kesinlikle onun politik görüşlerini paylaşmıyoruz, sisteme verdiği emeği inkar etmek yerine, bu düşünce ayrılığını açık ve onurlu bir biçimde ele alıyoruz.
  • Pek çok kimse sistemi, “Linux” olarak bildiği için, eğer biz “GNU” dersek aynı sistemden bahsettiğimizi anlamayabilirler. Ama eğer “GNU/Linux” dersek, kulaklarına çalınan bilgi ile bunun arasında bağlantı kurabilirler.

Eğer, bir ürün isminde “Linux” kelimesini kullanırsam karşılığında ücret ödemem gerekir. Bu durum “GNU/Linux” kelimesini kullandığım zaman da geçerli… Peki, ücret ödememek için “Linux”u çıkarıp sadece “GNU”yu kullanmam hatalı mı olur?
Sistemi “GNU” olarak adlandırmakta hiçbir sakınca yoktur. Esasında sistemin kendisi de budur. Ancak Linus Torvalds'a da emeğinin hakkını vermek hoş olacaktır, fakat bu ayrıcalığı verdiğiniz için herhangi bir ödeme yapma zorunluluğunuz yoktur.

Dolayısıyla eğer sistemi “Linux” olarak adlandırmanın karşılığında bir ücret ödemekten kurtulmak için sistemi sadece “GNU” olarak adlandırmak isterseniz sizi tenkit etmeyiz.

Sistemin bugünkü haline pek çok başka projenin de katkısı bulunmuştur; bunlar arasında TeX, X11, Apache, Perl ve başka pek çok program sayılabilir. Savlarınıza göre onların da emeklerini saymamız gerekmiyor mu? (Fakat bu bizi anlamsız derecede uzun bir ada götürür.)
Bizim söylediğimiz şey, sistemin başlıca geliştiricisinin emeğini saymamız gerektiğidir. Başlıca geliştirici GNU Projesidir ve sistem de temelde GNU'dur.

Emeği takdir etmek konusunda daha kuvvetli düşünceleriniz varsa, bazı ikincil katkıcıların da sistemin adı içinde anılması gerektiğine inanıyor olabilirsiniz. Eğer böyleyse, buna karşı çıkmamız söz konusu bile değil. Eğer X11'in sistemin ismi içinde anılmayı hak ettiğine inanıyorsanız ve eğer canınız sisteme, GNU/X11/Linux demek istiyorsa deyin. Eğer Perl'in anılmak konusunda yakındığını düşünüyorsanız ve canınız GNU/Linux/Perl yazmak istiyorsa, buyrun yazın.

GNU/X11/Apache/Linux/TeX/Perl/Python/FreeCiv gibi uzun bir adın saçma olmasından dolayı, bu noktada bir sınır çizmeniz ve başka ikincil katılımcıların isimlerini gözardı etmeniz gerekecektir. Sınırın nerede çizileceği konusunda belirgin bir tek nokta yoktur, bu yüzden sınırı nereden çizmek isterseniz isteyin, biz buna karşı çıkmayacağız.

Farklı sınır çizgileri belirlemek bizi sistem için farklı isimler seçmeye götürür. Fakat sınır çizgisi hangi noktada çekilirse çekilsin, adil olma ve emeği takdir etme kaygıları sonucunda belirlenemeyecek tek isim “Linux”'tur. Başlıca katkıyı (GNU) es geçip, bütün payı ikincil katkıya (Linux) vermek adil olamaz.

Sistemin bugünkü haline başka pek çok proje de katkıda bulunmuştur, fakat onlar sistemin XYZ/Linux şeklinde adlandırılması konusunda ısrar etmiyorlar. Neden GNU'ya ayrıcalık tanıyalım?
Binlerce proje, bugünün GNU/Linux sistemlerinde yaygın olarak bulunan programları geliştirmişlerdir. Katkılarından dolayı hepsi takdiri hak etmişlerdir, fakat sistemin başlıca geliştiricileri olmadıkları için bizim bahsettiğimiz şekilde isimlerinin anılmasını talep etmiyorlar.

GNU farklıdır, çünkü katkı olarak sunulmuş bir program olmaktan da, katkı olarak sunulmuş bir programlar bütünü olmaktan da ötedir. GNU, sistemin üzerine inşa edildiği iskelettir.

GNU artık sistemin küçük bir kısmını oluşturur hale gelmiştir. Dolayısıyla neden onun adını analım?
2008 yılında gNewSense GNU/Linux dağıtımının “ana” deposunun %15'ini GNU paketlerinin oluşturduğunu gördük. Linux ise deponun %1.5'ini oluşturuyordu. Dolayısıyla aynı sav, üstelik daha bariz bir biçimde, sistemi “Linux” olarak adlandırmak konusunda da geçerlidir.

GNU artık sistemin küçük bir kısmını oluşturur hale gelmiştir. Linux ise sistemin daha da küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Ama bu ikisi sistemin özüdür. Sistem bu ikisinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla “GNU/Linux” ifadesi hâlâ geçerli görünmektedir.

Sistemin bugünkü şekline pek çok sirket de katkıda bulunmuştur. Bu yüzden sistemi GNU/RedHat/Novell/Linux olarak adlandırmamız gerekmiyor mu?

GNU; Red Hat ya da Novell ile kıyaslanamaz; çünkü GNU bir şirket, bir kuruluş, hatta bir etkinlik değildir. GNU bir işletim sistemidir. (GNU Projesinden bahsettiğimizde, GNU sisteminin geliştirilmesini sağlayan projeye işaret ediyoruz.) GNU/Linux sistemi GNU tabanlıdır, bu da GNU'nun neden sistemin adında yer alması gerektiğini açıklar.

Bu şirketlerin, GNU/Linux sistemine yaptığı katkının çoğu GCC ve GNOME'u içeren çeşitli GNU paketlerine verdikleri kod desteğinden oluşur. GNU/Linux adını kullandığınızda, bu şirketlerle birlikte, geri kalan bütün GNU geliştiricilerinin de emeğini takdir etmiş olursunuz.

Neden “GNU Linux” yerine “GNU/Linux” yazıyorsunuz?
İngilizce kurallarına göre, “GNU Linux” yapısında “GNU” kelimesi “Linux” kelimesini tamlar. Bu da ya “GNU'nun Linux sürümü” ya da “bir GNU paketi olan Linux” anlamına gelebilir. Bu anlamlardan hiç biri mevcut duruma uygun değildir.

Linux, bir GNU paketi değildir. Yani Linux, GNU Projesi'nin himayesi altında geliştirilmedi ya da özellikle GNU Projesi'ne katkıda bulunmadı. Linus Torvalds, Linux'u kendine ait bağımsız bir proje olarak yazdı. Dolayısıyla “bir GNU paketi olan Linux” anlamı doğru değildir.

Linux'un (çekirdek) farklı bir GNU sürümünden bahsetmiyoruz. Özgür GNU/Linux dağıtımları, Linux'un farklı sürümlerinikullanırlar, çünkü “standart” sürümde özgür olmayan bellenim “blobları” (ikili büyük nesne) vardır. Eğer bunlar GNU Projesi'nin bir parçası olsaydı, “GNU Linux” ifadesi doğru olabilirdi, ancak biz bu ifadeyi kullanmak istemezdik, çünkü epey kafa karıştırıcı olurdu.

Çekirdek olarak Linux'u kullanmasıyla ayırt edilen bir GNU işletim sistemi sürümünden söz ediyoruz. Aradaki yatık çizgi durumu ifade edebiliyor, çünkü bu çizgi ifadeye “birleşim” anlamı katıyor (tıpkı “Girdi/Çıktı” ifadesinde olduğu gibi...). Bu sistem GNU ile Linux'un birleşimidir. Dolayısıyla adı “GNU/Linux”'tur.

“Birleşimi” tarif etmek için başka yollar da vardır. Eğer artı işaretinin daha açık olduğunu düşünüyorsanız, lütfen onu kullanın. Fransızca'da tire işareti daha açıktır: “GNU-Linux”… İspanyolca'da ise bazen “GNU con Linux” deriz.

Neden “Linux/GNU” değil de, “GNU/Linux”?
Doğru ve uygun olan, baş katkıcıyı ilk önce anmaktır. GNU'nun sisteme katkısı, Linux'un katkısından sırf daha büyük ve sırf daha önce değildir, aynı zamanda biz tüm faaliyeti başlatan kişileriz de...

Fakat, eğer sisteme “Linux/GNU” demeyi tercih ediyorsanız, bu, insanların şimdi çoğunlukla yaptığı gibi, GNU'yu tamamen gözardı etmelerinden ve sanki bütün sistem Linux'muş gibi göstermelerinden çok daha iyidir.

Benim dağıtımımın adı “Falanca Linux”; Bu onun gerçekten Linux olduğunu göstermez mi?

Bu, “Falanca Linux” dağıtımını yapan insanların yaygın yanlışı tekrar ettiği anlamına gelir.

Benim dağıtımımın resmi ismi “Falanca Linux”. Dağıtımı “Linux” dışında herhangi bir şey ile isimlendirmek yanlış olmaz mı?

Eğer onlara “GNU”yu “Falanca Linux”a çevirme izni verilmişse; size de dağıtımın ismini tekrar değiştirip dağıtımı “Falanca GNU/Linux” olarak isimlendirme izni verilmiştir. Hatayı düzeltmek, hatayı yapmaktan daha yanlış olamaz.

Tek tek kişilerden dağıtımları “GNU/Linux” olarak adlandırmalarını istemek yerine, Mandrake, Red Hat ve IBM gibi şirketlerden dağıtımlarını “GNU/Linux” olarak adlandırmalarını istemek daha etkili olmaz mıydı?
Bu birini ya da diğerini seçme meselesi değil. Esasında biz şirketlerden, kuruluşlardan ve tek tek kişilerden, herkesi haberdar etmemize yardımcı olmalarını istiyoruz. Aslında, o şirketlerin üçüne de başvurduk. Mandrake, zaman zaman “GNU/Linux” terimini kullanacağını söyledi, fakat IBM ve Red Hat yardım etmeye pek istekli değillerdi. Hatta yöneticilerinden biri, “Bu salt ticari bir karardır; biz sistemi ‘Linux’ olarak adlandırarak daha fazla para kazanmayı umuyoruz,” demişti. Başka bir deyişle, bu şirket için neyin doğru olduğunun önemi yok.

Biz onların bunu doğru yapmalarını sağlayamayız, fakat biz bu yol kolay değil diye vazgeçecek insanlar da değiliz. IBM veya Red Hat kadar etkileme gücünüz olmayabilir, ama yine de bize yardım edebilirsiniz. Sizinle birlikte gidişatı, şirketlerin sistemi “GNU/Linux” diye adlandırarak daha fazla kâr edeceği bir noktaya getirebiliriz.

“GNU/Linux” ismini, tamamen özgür yazılımlardan oluşan dağıtımlara saklamak daha iyi olmaz mı? Ne de olsa GNU'nun ideali de budur.
GNU/Linux sistemine özgür olmayan yazılımların eklenmesine yönelik uygulama topluluğumuz için büyük bir sorundur. Bu, kullanıcılara, özgür olmayan yazılımların kabul edilebilir olduğunu ve bunları kullanmanın “Linux”un ruhunun parçası olduğunu öğretir. Birçok “Linux” Kullanıcı Grubu, amaçlarının bir parçası olarak kullanıcılara özgür olmayan eklentileri kullanmalarında yardımcı olmaktadır. Hatta bunlar satıcıları davet edip satış tanıtımı yapmalarına da izin vermektedirler. Bu gruplar GNU/Linux kullanıcılarına “yardım etmeyi” (buna özgür olmayan uygulamaları ve sürücüleri kullanmada yardımcı olmak da dahildir) veya özgürlüğü feda ederek de olsa sistemi popüler hale getirmeyi amaç edinmişlerdir.

Mesele, bu durumu nasıl değiştirebiliriz?

Linux ile birlikte GNU'yu kullanan topluluğun çoğu üyesi, kullandıkları sistemin ne olduğunun farkında olmadığından, saflığını yitirmiş bu sürümleri, “Bunlar aslında GNU değildir,” diyerek reddetmemiz, kullanıcıların özgürlüğe daha fazla değer vermesini sağlamaz. Kullanıcılar kastedilen mesajı almayacaklardır. Verecekleri cevap, “Biz bu sistemlerin GNU olduğunu hiç bilmiyorduk ki,” olacaktır.

Kullanıcıların özgürlük ile olan bağlantıyı görmelerini sağlamak için tutulacak yol bunun tam tersidir: Yani onları bütün bu sistem sürümlerinin gerçekten de birer GNU sürümü olduğu ve bütün bu sürümlerin, özel olarak kullanıcıların özgürlüğü için varolan bir sistem üzerine kurulu olduğu konusunda bilgilendirmek... Bu anlayış sayesinde kullanıcılar, özgür olmayan yazılımları içeren dağıtımların doğru ve uygun birer “Linux sürümü” olduğunu düşünmek yerine, bunların bozulmuş, saflığını yitirmiş birer GNU sürümü olduğunu kavrayacaklardır.

Sistemi GNU/Linux olarak adlandıran ve faaliyetlerinde GNU Projesi'nin ideallerini temel alan GNU/Linux Kullanıcı Grupları kurmak epey faydalı olacaktır. Eğer çevrenizdeki Linux Kullanıcı Grubu, yukarıda tarif edilen ilkelere ilişkin eksiklikler taşıyorsa, bu grubun eğilimlerini (ve adını) değiştirmek için grup içinde etkinlik yürütmenizi ya da yeni bir grup oluşturmanızı öneriyoruz. Daha üstünkörü hedeflere odaklanmış insanların kendi görüşlerini savunmaya hakları vardır, fakat onların sizi de sürüklemesine izin vermeyin!

Neden Linux'un bir GNU dağıtımını (sic) üretip bunu GNU/Linux olarak adlandırmıyorsunuz?
Bütün “Linux” dağıtımları, aslında çekirdek olarak Linux'u kullanan birer GNU sistemi sürümüdür. “GNU/Linux” teriminin amacı, bu hususu anlatmaktır. Yeni bir dağıtım geliştirmek ve bunu yalnızca “GNU/Linux” diye adlandırmak, vurgulamak istediğimiz hususu bulanıklaştırır.

Bir GNU/Linux dağıtımı geliştirmek konusuna gelirsek, ki bunu daha önce Debian GNU/Linux'un ilk geliştirilme aşamalarını fonladığımız zamanlarda yapmıştık... Bunu yeniden yapmak artık pek faydalı görünmüyor. Böyle bir çaba fazlasıyla iş yükü getirecek ve yeni dağıtım öteki dağıtımlara kıyasla belirgin pratik avantajlar sağlamadığı sürece de hiç bir amaca hizmet etmeyecektir.

Bunun yerine gNewSense ve Ututo gibi %100 özgür GNU/Linux dağıtımlarının geliştiricilerine yardımcı oluyoruz.

Neden yalnızca “Linux GNU çekirdeğidir” deyip mevcut GNU/Linux sürümlerinden birini “GNU” adı altında yayınlamıyorsunuz?
1992'de Linux'u GNU çekirdeği olarak benimsemek iyi bir fikir olabilirdi. GNU Hurd'u çalıştırmayı başarmamızın ne kadar süreceğini o zaman kavramış olsaydık, bunu yapabilirdik. (Ah! İşte öngörüsüzlük dedikleri...)

Eğer GNU/Linux'un var olan bir sürümünü alıp, onu “GNU” olarak yeniden etiketlemiş olsaydık, GNU sisteminin bir sürümünü yapıp, onu “Linux” olarak etiketlemek gibi olurdu bu. Böyle bir şey yapmamız doğru olmazdı ve biz de bu şekilde davranmak istemiyoruz.

İlk zamanlarda da GNU Projesi, Linux kullanımını kınayıp buna karşı çıkıyor muydu?
Biz, Linux'u çekirdeğimiz olarak benimsemedik, fakat Linux'u kınayıp ona karşı da çıkmadık. 1993'te Debian GNU/Linux'un geliştirilmesini desteklemek için neler yapabileceğimizi tartışmaya başladık. Aynı zamanda, Linux ile kullanılmak üzere bazı GNU paketlerini değiştiren insanlarla işbirliği yapma yollarını da aradık. Bu insanların yaptığı değişiklikleri, standart sürümlere eklemek istedik, böylelikle bu GNU paketleri kurulur kurulmaz Linux ile birlikte çalışabileceklerdi. Fakat yapılanlar genellikle anlık değişikliklerdi ve taşınabilir özellikte değillerdi; bunların kurulum için temizlenmeleri gerekiyordu.

GNU paketleri üzerinde değişiklik yapan insanlar, bizimle işbirliği yapmaya pek yanaşmadılar. Hatta aralarından biri, bize GNU Projesi ile işbirliği yapıp yapmamayı umursamadığını, çünkü kendisinin bir “Linux kullanıcısı” olduğunu söyledi. Şaşkınlığa uğramıştık, çünkü GNU paketlerini başka sistemlere aktaran insanlar, yaptıkları değişikliklerin kurulabilir olması için genellikle bizimle çalışmak istiyorlardı. Ancak temelde GNU tabanlı bir sistem geliştiren bu insanlar, bizimle çalışmayı istemeyen ilk (hâlâ da neredeyse tek) grup oldu.

İnsanların, GNU sisteminin bir sürümüne “Linux” adını verdiklerini ve bu kargaşanın çalışmalarımıza köstek olduğunu gösteren ilk deneyimdi bu bizim için.. Sisteme “GNU/Linux” demenizi istemek; bu soruna ve “Linux” şeklindeki yanlış adlandırmadan ötürü oluşan başka sorunlara karşı bizim verdiğimiz yanıttır.

İnsanlardan GNU/Linux adını kullanmalarını istemekte neden bu kadar geciktiniz?

Aslında gecikmedik. Bu konu hakkında gelişticiler ve dağıtıcılarla, 1994 yılında özel görüşmeler yapmaya başladık ve 1996'da daha halka açık bir kampanya yürüttük. Gerekli olduğu sürece de devam edeceğiz.

GNU/ad şablonunun bütün GPL'li programlara uygulanması gerekiyor mu?
Biz, tek bir programı asla “GNU/ad” şablonuna göre adlandırmayız. Eğer bir program GNU paketi ise onu “GNU ad” şeklinde adlandırabiliriz.

GNU işletim sistemi, birçok farklı programdan oluşmuştur. GNU'daki bazı programlar GNU Projesi'nin bir parçası olarak yazılmıştır ya da özellikle sisteme katkı olarak sunulmuştur. Bunlar, GNU paketleridir. Biz de genellikle bunların adında “GNU” kelimesini kullanırız.

Bir programı sisteme katkı olarak sunup bunu bir GNU paketi haline getirmek isteyip istemediğine karar vermek, tamamen o programın geliştiricisine kalmıştır. Eğer siz de bir program geliştirdiyseniz ve bunun bir GNU paketi haline gelmesini istiyorsanız, lütfen <gnu@gnu.org> adresine yazın. Böylelikle biz de programı değerlendirip, almak isteyip istemediğimize karar verebiliriz.

GPL altında yayınlanmış tek tek her programa GNU ismini koymak adilce olmazdı. Eğer bir program yazar ve onu GPL altında yayınlarsanız, bu, onun GNU Projesi'nce yazıldığı ya da sizin onu bizim için yazdığınız anlamına gelmez. Örneğin Linux (çekirdek), GNU GPL altında yayınlandı, fakat Linus, bunu GNU Projesi’nin bir parçası olarak yazmamış, çalışmalarını bağımsız yürütmüştür. Eğer birşey GNU paketi değilse, ondan GNU Projesi'nin payına düşen de bir şey yoktur. Dolayısıyla da o programın ismine “GNU” takısı getirmek uygun olmaz.

Buna karşıt olarak, içindeki her bir program için olmasa bile, bütün olarak GNU işletim sisteminde bir pay sahibi olmayı hak ediyoruz. Linux'a başlanmadan yıllar önce, 1984'ten itibaren gösterdiğimiz azim ve kararlılık sayesinde sistemin kendisi bir sistem olarak var olabilmiştir.

Linux'un, içinde yer alarak popüler hale geldiği işletim sistemi, temelde GNU işletim sistemiyle aynıydı. Aslında tamamen aynı değildi, çünkü GNU işletim sistemi farklı bir çekirdeğe sahipti. Ama yine de çoğu yönden aynı sistemdi. Bu sistem, GNU'nun bir çeşitlemesi idi. Yani adı GNU/Linux sistemiydi.

Linux, o sistemin türevlerinde, yani GNU/Linux sisteminin bugünkü sürümlerinde birincil olarak kullanılmaya devam ediyor. Bu sistemlere kimlik kazandıran öğeler, bu sistemlerin merkezinde yer alan GNU ve Linux'tur. Tek başına sadece Linux değil.

GNU, Unix'ten pek çok şey miras aldığına göre, isminde “Unix”i kullanarak ona bir pay vermesi gerekiyor mu?
Aslında GNU Unix'ten hiçbir şey miras almamıştır. Unix, sahipli bir yazılımdı (hâlâ da öyle). Bu yüzden onun herhangi bir kodunu GNU içinde kullanmak yasadışı olurdu. Esasında bu bir tesadüf değildir: GNU'yu geliştirmemizin nedenidir bu. Unix ya da o dönemdeki herhangi bir işletim sistemini kullanarak özgür olamayacağımız için, bu sistemlerin yerine koyabileceğimiz özgür bir sisteme gereksinim duyduk. Unix'ten herhangi bir programı, hatta bunların parçalarını dahi kopyalamazdık; her şeyin baştan yazılması gerekiyordu.

GNU'daki hiçbir kod, Unix'ten gelme değildir, fakat GNU Unix uyumlu bir sistemdir. Bu yüzden, GNU içindeki birçok düşünce ve özellik, Unix'ten gelmektedir. Açılımı “GNU's Not Unix” (GNU Unix Değildir) olan “GNU” ismi, bu miras karşılığında Unix'e bir pay vermenin mizahi bir yoludur. Bu isim belirlenirken, 70'lerde başlamış bir “hacker” geleneği olan, kendini tekrar eden isimler türetme uygulamasına bağlı kalınmıştır.

Bu şekilde kendini tekrar eden isimlere ilk örnek TINT idi, (“TINT Is Not TECO” — TINT TECO Değildir). TINT'in yazarı, TECO'yu başka bir şekilde kodlamıştı (zaten farklı sistemler için pek çok farklı kodlama örneği vardı), fakat ona “falanca TECO” gibi sıkıcı bir ad vermektense, akıllıca ve eğlenceli bir isim tasarladı. (“Hack”in anlamı da budur zaten: oyunbaz bir zeka.)

Başka “hacker”lar da bu isme bayıldılar. Öyle ki biz de bu yaklaşımı taklit ettik. Mevcut başka programlara çok benzeyen bir programı sıfırdan yazıyorsanız, (o programın ismine “Klever” diyelim), ona “MINK is not Klever” (MINK Klever Değildir) gibi kendini tekrar eden bir ad verebilirsiniz. Aynı ruhla biz de Unix yerine yaptığımız sistemi “GNU's Not Unix” (GNU Unix Değildir) diye adlandırdık.

Tarihsel olarak, Unix'i geliştiren AT&T Unix'e benzeyen bir sistemin isminde, bu sistem % 99 Unix'ten kopyalanmış bile olsa, “Unix” kelimesinin kullanılması suretiyle kendisine bir pay verilmesini istemiyordu. Hatta AT&T bu yolla kendisine pay veren herkesi dava açmakla tehdit ediyordu. Bu nedenle Unix'in değişikliğe uğratılmasıyla ortaya çıkmış bütün sürümler (hepsi de sahiplidir, tıpkı Unix gibi), kendilerine “Unix” kelimesini içermeyen farklı isimler seçmişlerdir.

“GNU/BSD” de dememiz gerekir mi?
BSD sistemlerini (FreeBSD, vb.) “GNU/BSD” sistemleri olarak isimlendirmiyoruz, çünkü bu terim, BSD sistemlerinin tarihiyle uyuşmuyor.

BSD sistemi, 80'li yıllarda, özgür olmayan bir yazılım olarak UC Berkeley tarafından geliştirildi ve 90'lı yıllarda özgür hale geldi. Bugün varolan özgür bir işletim sistemi çok büyük bir olasılıkla ya GNU sisteminin ya da BSD sisteminin bir çeşitlemesidir.

İnsanlar bazen BSD'nin de GNU/Linux gibi, GNU'nun bir çeşitlemesi olup olmadığını soruyorlar. Değildir. BSD geliştiricileri, GNU Projesi örneğinden esinlenerek kodlarını birer özgür yazılım haline getirmeye karar vermişlerdir. GNU gönüllülerinin açık açık yaptığı çağrılar, onların kodları özgürleştirmeye başlamak için ikna olmalarını sağlamıştır. Fakat BSD kodları GNU'nunkiler ile pek örtüşmez.

Tıpkı GNU sistemi ve bunun çeşitlemelerinin bazı BSD programlarını kullanması gibi, BSD sistemleri de bugün bazı GNU paketlerini kullanmaktadır. Fakat, bütün olarak bakılırsa, bunlar ayrı ayrı evrilmiş iki farklı sistemdirler. BSD geliştiricileri bir çekirdek yazıp GNU sistemine eklemediler, bu yüzden GNU/BSD gibi bir isim duruma uygun değildir.

GNU/Linux ve GNU arasındaki bağlantı daha sıkıdır ve bu yüzden “GNU/Linux” ismi sistemin adı olmaya uygundur.

GNU'nun, NetBSD çekirdeğini kullanan bir sürümü vardır. Geliştiricileri, onu “Debian GNU/NetBSD” olarak isimlendiriyorlar, fakat NetBSD sadece çekirdekten ibaret olmayan eksiksiz bir sistem olduğu için “GNU/NetBSDçekirdeği” daha doğru olacaktır. Sistemin büyük kısmı GNU/Linux sistemi ile aynı olduğu için, buna bir BSD sistemi denemez.

Eğer GNU araçlarını Windows üzerine kurarsam, bu benim bir GNU/Windows sistemi kullandığım anlamına mı gelir?
“GNU/Linux” ile kastettiğimiz durumla aynı şey değildir bu. GNU araçları GNU yazılımlarının birer parçasıdır. GNU yazılımları da GNU sisteminin bir parçasıdır. Bunların altında ise GNU ile ortak hiçbir kod içermeyen bambaşka bir işletim sistemi olacaktır. Neticede bu durum, GNU/Linux'tan tamamen farklıdır.
GNU'suz Linux sistemleri olamaz mı?
Çekirdek olarak Linux kullanan, ama GNU tabanlı olmayan bir sistem yapmak olanaklıdır. Linux'u içerdiği halde GNU sistemini içermeyen, gömülü geliştirme çalışmaları için kullanılan küçük sistemlerin olduğunu duymuştum. IBM'in, bir zamanlar, AIX'in içine çekirdek olarak Linux'u yerleştirmeyi planladığı söylentileri çıkmıştı. Bunu gerçekten denediler mi yoksa denemediler mi bir yana, böyle bir şey teorik olarak mümkündür. Peki ama sistemlerin isimlendirilmesine ilişkin olarak bu durumdan ne tür bir sonuç çıkarabiliriz?

Çekirdeğin sistemin geri kalanından daha önemli olduğunu düşünen insanlar diyorlar ki, “Hepsinin içinde Linux var, o halde gelin hepsine birden Linux sistemleri diyelim.” Fakat bu sistemler birbirlerinden büyük ölçüde farklıdırlar. Bunlara aynı ismi vermek yanıltıcıdır. (Böyle bir yaklaşım, insanların, çekirdeğin sistemin geri kalanından daha önemli olduğunu zannetmelerine yol açabilir mesela...)

Linux, küçük gömülü sistemlerde sistemin büyük bir kısmını oluşturuyor olabilir. Belki de “Linux sistemleri” ifadesi onlar için doğrudur. Bunlar, Linux'tan daha çok GNU olan GNU/Linux sistemlerinden çok farklıdırlar. Yukarıda bahsettiğimiz farazi IBM sistemi, bunların ikisinden de farklı olacaktır. O sistem için doğru isim, AIX/Linux olabilir: temelde AIX olan, fakat çekirdek olarak Linux kullanan bir sistem… Bu farklı isimler, kullanıcılara, bu sistemlerin birbirlerinden ne kadar farklı olduğunu gösterecektir.

Neden sistemi “Linux” olarak isimlendirip, Linus Torvalds'ın, topluluğumuzdaki medya maymunu imajını güçlendirmiyoruz?
Linus Torvalds, kendi amaçları için bir “medya maymunu”dur (bu tabir başka insanların seçimi, bizim değil). Onun amacı, sistemi daha popüler hale getirmektir ve sistemin topluluk açısından değerinin, sırf sunduğu pratik getirilerde yattığına inanır: Yani Güç, güvenilirlik ve kolay erişilebilirlik... O hiç bir zaman, etik bir ilke olarak işbirliği özgürlüğünü savunmadı. Bu yüzden de insanlar “Linux” ismini bu ilkeyle bağdaştırmıyor.

Linus, özgür yazılım hareketinin ideallerini paylaşmadığını açık açık ifade etti. İşinde yıllarca özgür olmayan yazılımlar geliştirdi (bunları da “Linux”World Show'da geniş bir dinleyici kitlesine açıkladı) ve Linux'un (çekirdek) geliştiricilerini, bu çekirdek üzerinde çalışabilmeleri için kendisiyle birlikte özgür olmayan yazılımlar kullanmaya çağırdı. Hatta daha da ileri gidip, teknik çalışmalarımızın toplumsal sonuçlarını göz önüne almamız gerektiğini söyleyen mühendis ve bilim insanlarını azarladı. Bu da aslında toplumun, atom bombasının geliştirilmesinden çıkardığı dersi reddetmek demektir.

Öğrenmek ve eğlenmek güdüsüyle özgür bir program yazmakta hiç bir yanlış yön yoktur. Bu nedenle Linus'un yazmış olduğu çekirdek, topluluğumuz için önemli bir katkıdır. Fakat bu güdüler, eksiksiz bir sistemin (GNU/Linux) var oluş nedenini açıklayamayacağı gibi, gelecekteki özgürlüğümüzü güvence altına da almayacaktır. Halk, bunu bilmelidir. Linus'un görüşlerini yaymaya hakkı vardır. Fakat insanlar, söz konusu işletim sisteminin, Linus'un görüşlerinden değil, özgürlük ideallerinden doğduğunu bilmelidir.

Linus Torvalds'ın çalışmalarını GNU olarak nitelendirmemiz yanlış olmaz mı?
Yanlış olur, dolayısıyla biz öyle nitelendirmiyoruz. Torvalds'ın çalışması Linux'tur (çekirdek). Biz bu çalışmayı GNU Projesi'ne atfetmemeye veya bunu “GNU” olarak nitelendirmemeye özen gösteriyoruz. Biz tüm sistemden söz ederken “GNU/Linux” adını kullanarak onun emeğini takdir ediyoruz.
Linus Torvalds Linux'un yalnızca çekirdek olduğu düşüncesine katılıyor mu?

Bunu başlangıçta kabul ediyordu. En eski Linux sürüm notlarında şöyle der: “Linux ile kullanılan araçların büyük bölümü GNU yazılımı olup bunlar GNU copyleft lisansı altındadır. Bu araçlar dağıtımın içinde yer almaz. Daha fazla bilgi için bana sorun (ya da GNU'ya)”.

Savaş zaten kaybedildi. Toplum kararını verdi. Biz de bunu değiştiremeyiz. O halde neden hâlâ bunu düşünüp duruyoruz?
Bu bir savaş değil. Bir eğitim seferberliği... Sisteme ne ad vereceğimiz, yalnızca “toplum” tarafından bir anda alınabilecek tek bir karar değildir: Her insan, her kuruluş hangi ismi kullanacağına kendisi karar verebilir. Başkalarının “GNU/Linux” demesini sağlayamazsınız, ama sisteme kendiniz “GNU/Linux” demeye karar verebilirsiniz. Böyle yaparak da başkalarını eğitmeye yardımcı olmuş olursunuz.
Toplum kararını verdi. Biz de bunu değiştiremeyiz. O halde “GNU/Linux” dememin ne faydası var?
Bu, ya hep ya hiç durumu değildir: doğru-yanlış bilgiler öyle ya da böyle farklı kişilerce yayılıyor. Eğer siz sisteme “GNU/Linux” derseniz, sistemin doğru geçmişini, kökenini ve var olma nedenini öğrenmeleri konusunda başkalarına yardımcı olmuş olursunuz. Yanlış adlandırmayı her yerde tek başınıza, bizim düzelttiğimizden daha fazla düzeltemezsiniz, ama yardım edebilirsiniz. Eğer yalnızca birkaç yüz insan, sizin “GNU/Linux” terimini kullandığını görürse, önemli sayıda insanı, çok az çaba ile, eğitmiş olursunuz. Onlardan bazıları da, bu doğruyu başkalarına yayar.
Sisteme “Linux” desek ve insanlara on dakikalık bir açıklama ile sistemin gerçek kökenini öğretsek daha iyi olmaz mı?
Eğer başkalarına bu yolla açıklama yaparak bize yardım ederseniz, çabanızı takdir ederiz, fakat bu en iyi yöntem olmaz. Bu, sistemi “GNU/Linux” olarak isimlendirmek kadar etkili olmayacak ve zamanınızı verimsiz kullanmanıza yol açacaktır.

Etkisizdir, çünkü zihinlere yerleşmez ve tabii ki başkalarına iletilemez. Açıklamanızı dinleyen kimi insanlar sizi dikkate alacak, hatta sistemin kökenine ilişkin doğru resmi yakalayacaklardır. Ama kendileri sistemden bahsederken sizin açıklamanızı başkalarına da aktaracakları pek muhtemel değil. Büyük ihtimalle kendileri de sisteme yalnızca “Linux” diyeceklerdir. Özellikle böyle bir niyetleri olmasa da yanlış resmin yayılmasına yardımcı olacaklardır.

Etkisizdir çünkü çok daha fazla zaman alır. “GNU/Linux” deyip yazmak günde sadece birkaç saniyenizi alacaktır, dakikalarınızı değil. Bu yolla daha fazla insana ulaşma şansınız olur. Yazarken ve söylerken Linux ve GNU/Linux'u birbirinden ayırmak GNU Projesi’ne etkili bir biçimde yardım etmenin en kolay yoludur.

Bazı insanlar, sisteme GNU/Linux demelerini istediğinizde sizinle alay ediyorlar. Neden kendinizi bu muameleye maruz bırakıyorsunuz?
Sisteme “Linux” demek, insanlara sistemin geçmişi ve varoluş nedeni hakkında yanlış bir izlenim veriyor. İsteğimizle alay eden insanlar büyük ihtimalle bahsettiğimiz o yanlış resmi almışlardır. Bizim yaptığımız çalışmaların aslında Linus tarafından yapıldığını zannediyorlar, bu yüzden de emeğimizin takdir edilmesini istediğimizde bize gülüyorlar. Eğer doğruyu bilselerdi, muhtemelen gülmezlerdi.

Neden insanların bazen bizimle alay etmesine sebep olan bir istekte bulunma riskini göze alıyoruz? Çünkü bunun genellikle GNU Projesi'ne faydası dokunan sonuçları oluyor. Amacımıza ulaşmak için hak etmediğimiz bir muameleye maruz kalma riskini kabulleniyoruz.

Eğer böyle beklenmedik derecede haksız bir durumun ortaya çıktığını görürseniz, lütfen elinizi kolunuzu bağlayıp oturmayın. Size gülen insanlara gerçek tarihi anlatın. İstediğiniz şeyin dayanağı olduğunu gördüklerinde, birazcık mantık sahibi olanlar gülmeyi keseceklerdir.

Bazıları sisteme GNU/Linux demelerini istediğinizde sizi suçluyorlar. Onları kendinizden uzaklaştırarak kaybetmiyor musunuz?
Pek sayılmaz. Sistemi geliştirmedeki rolümüzü takdir etmeyen insanlar bize yardım etmek için muhtemelen önemli bir çaba sarfetmeyecektir. Eğer bunlar, özgür yazılımlar yayınlamak gibi, bizim amaçlarımızı ilerletecek şekilde çalışıyorlarsa da, bu büyük ihtimalle biz istediğimiz için değil, başka ilgisiz sebeplerden dolayıdır. Aynı zamanda, bizim yaptığımız çalışmaları başka birilerine atfetme alışkanlığını diğer insanlara da aşılayarak, başka insanlardan yardım alma olanaklarımızı da sekteye uğratıyorlar.

Zaten işbirliği yapmaya pek de niyetli olmayanları kendimizden uzaklaştırmak konusunda endişe etmenin de bir manası yoktur. Büyük bir problemi yaymaya devam eden insanları kızdıracağız korkusuyla bu problemi düzeltmekten geri durmamız kendi kendimizi baltalamamız demek olacaktır. Bu sebeple, yanlış adlandırmayı düzeltme çabalarımızı sürdüreceğiz.

Ne katkıda bulunmuş olursanız olun, işletim sisteminin ismini değiştirmek meşru mudur?
Biz hiç bir şeyin ismini değiştirmiyoruz. Biz 1983 yılında sistemi duyurduğumuzdan beri bunu “GNU” olarak isimlendiriyoruz. Yanlış olan, sistemin adını “Linux” olarak değiştirmeye çalışan insanların yaptıklarıdır.
İnsanlara sistemi “GNU/Linux” diye isimlendirmelerini dayatmak yanlış değil mi?
İnsanlara bunu dayatmak yanlış olurdu. Zaten biz de böyle bir şeye kalkışmıyoruz. Biz sisteme “GNU/Linux” diyoruz ve sizden de böyle demenizi talep ediyoruz.
Niçin bütün sistemi “Linux” olarak isimlendiren insanları dava etmiyorsunuz?
Dava açmak için yasal zemin yok, fakat biz ifade özgürlüğüne inanan insanlar olarak, böyle bir davranışa girmek istemezdik zaten. Biz insanlardan sisteme “GNU/Linux” demelerini, doğrusu bu olduğu için istiyoruz.
İnsanların sistemi “GNU” diye isimlendirmesini zorunlu kılacak bir ifadeyi GNU GPL’ye yerleştirmeniz gerekmiyor mu?
GNU GPL'nin amacı, özgür yazılımların sahipli sürümlerini üretenlere karşı kullanıcıların özgürlüğünü korumaktır. Sistemi “Linux” olarak isimlendiren kullanıcıların, özgür olmayan yazılımları GNU/Linux sistemlerine dahil etmek ya da bu iş için özgür olmayan yazılımlar geliştirmek gibi, kullanıcıların özgürlüklerini sınırlayıcı şeyler yaptığı doğrudur. Ama yalnızca sistemi “Linux” olarak isimlendirmek, tek başına, kullanıcıların özgürlüklerini elinden almaz. GPL'nin, insanlara sistem için kullanacakları isim konusunda kısıtlamalar getirmesi uygun olmaz.
Özgün BSD lisansı’nda, California Üniversitesi’nin emeğinin takdir edilmesini sağlamak için reklam zorunluluğu getirilmek istenmesine karşı çıktınız. Şimdi GNU Projesi'nde kendi emeğinizin takdir edilmesini istemeniz ikiyüzlü bir davranış değil mi?
GNU/Linux ismini bir lisans gereksinimi haline getirmek ikiyüzlü bir davranış olurdu. Biz de bunu yapmıyoruz zaten. Biz sizden sadece hakettiğimiz payı vermenizi istiyoruz.
GNU GPL'e, insanların sisteme “GNU” demelerini zorunlu kılacak bir ifade yerleştirmediniz. O yüzden her şeyi hakediyorsunuz. Peki şimdi ne diye şikayet ediyorsunuz?
Bu soru, son derece tartışmalı bir genel etik önermeyi doğru varsayıyor: Buna göre eğer insanlar sizi kendilerine adil davranmaya zorlamazsa, onlardan istediğiniz kadar faydalanmaya hak kazanmış oluyorsunuz. Başka bir deyişle bu önerme, “güçlü olan haklıdır” sözünü savunuyor.

Umarız siz de bizim gibi, bu önermeye karşı çıkıyorsunuzdur.

Birçok insanın inandığı şeyle ters düşmeseniz daha iyi olmaz mıydı?
Yanlış yola sevkedilmiş insanların sayısı ne kadar fazla olursa olsun, onlarla beraber yürüyebileceğimizi düşünmüyoruz. Umarız siz de hakikatin önemli olduğuna karar verirsiniz.

Biz daha en başta, sahipli yazılımların meşru ve makul olduğuna duyulan ve pek çok insan tarafından paylaşılan inancı reddetmeseydik asla özgür bir işletim sistemi geliştiremezdik.

Çoğu kimsenin, sistemi “Linux” olarak adlandırması, bu isimlendirmeyi doğru kılmaz mı?
Biz bir yanlışın popülerlik derecesinin, onu bir hakikat haline getirdiğini düşünmüyoruz.
Birçok insan doğru-yanlış tartışmaları ile değil, neyin kullanışlı olduğuyla veya kimin kazandığıyla ilgileniyor. Onların desteğini almak için farklı bir yol izleseniz olmaz mıydı?
Neyin kullanışlı olduğuyla ya da kimin kazandığıyla ilgilenmek hayata karşı ahlak dışı bir bakış açısıdır. Özgür olmayan yazılımlar bu ahlak dışı yaklaşımın bir örneğidir ve bundan beslenmektedirler. Bu yüzden uzun vadede bu yaklaşıma boyun eğmek, kendi kendimizi baltalamak demek olacaktır. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ifade etmeye devam edeceğiz.

Umarız siz, doğru ve yanlışı önemseyenlerdensinizdir.

[FSF logo]“Our mission is to preserve, protect and promote the freedom to use, study, copy, modify, and redistribute computer software, and to defend the rights of Free Software users.”

The Free Software Foundation is the principal organizational sponsor of the GNU Operating System. Support GNU and the FSF by buying manuals and gear, joining the FSF as an associate member, or making a donation, either directly to the FSF or via Flattr.

başa dön